www.hazretimehdi.com
ana sayfa- site haritası
 
 

 

HZ. MEHDİ (A.S.) İLE PEYGAMBERLER
ARASINDAKİ BENZERLİKLER
(Hz. İsa, Hz. Yahya, Hz. Musa, Hz. Yusuf, Hz. İbrahim, Hz. Nuh, Hz. Süleyman, Hz. Davud, Hz. Eyüb)

Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ'b-ul Ahbar)'den nakleder ki şöyle dedi: "... Kıyam Kıyam edecek (Kâim) olan Hz. Mehdi (a.s.), Ali'nın soyundandır (seyyittir). O bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Rum ve Çin'in Hrıstiyanların'ın aleyhinde İsa bin Meryem ile delil getirecektir. Kâim (Hz. Mehdi (a.s.)), Ali'nin neslindendir. HAYIRDA, GÖRÜNÜŞTE VE AHLAKTA EN ÇOK HZ. İSA'YA BENZEYEN O'DUR. ALLAH PEYGAMBERLERE VERDİĞİ (AZAMETİ) ONA DA VERECEKTİR. Ona faziletler ve ziynet verecektir. Şüphesiz Mehdi, Ali'nin evladıdır. ONUN GAYBETİ, TIPKI YUSUF'UN GAYBETİ (ZİNDANA ATILMASI) GİBİDİR VE ONUN DÖNÜŞÜ TIPKI İSA BİN MERYEM'İN DÖNÜŞÜ GİBİDİR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 169)


Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam'dan duydum ki: Şöyle buyurdu: "BU İŞİN SAHİBİNDE (HZ. MEHDİ (A.S.)'DE) YUSUF'A BİR BENZERLİK VARDIR." ŞÖYLE ARZETTİM: SEN BİZE BİR GAYBETİ VEYA HAYRETİ BİLDİRİYOR GİBİSİN. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 189)


... Şöyle arzettim: Sen bize bir gaybeti veya hayreti bildiriyor gibisin. Buyurdu ki: ... YUSUF'UN kardeşleri akıllı ve zeki idiler. Onlar peygamberin evlatları idiler. Yusuf'un huzuruna çıkıp onunla konuştular ve ona hitap ederek onunla alışveriş yaptılar. Onunla kardeş oldukları halde onu tanmadılar, ta ki sonunda kendisini onlara tanıtıp dedi ki: "Ben Yusuf'um" İşte o zaman Yusuf'u tanıdılar. Peki bu şaşkın ve başıboş ümmet, Allah'ın hüccetini (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) kendilerinden gizleyebileceğini niçin inkâr ederler? Yusuf, Mısır'ın mâliki idi ve onunla babası arasında onsekiz günlük yol vardı. Yusuf'un yerini ona bildirmek isteseydi, buna kudreti yeterdi. Allah'a andolsun ki Yakup'a müjdeyi verdiklerinde dokuz günde Mısır'a gitti Allah azze ve celle tıpkı Yusuf'a yaptığını kendi hüccetine de (Hz. Mehdi (a.s.)'ye de) aynısını yapıyorsa bu ümmet niçin bunu inkar eder?

HAKKI GASPOLUNAN VE İNKAR OLUNAN MAZLUM İMAMINIZ VE BU (GAYBETİN) SAHİBİ (HZ. MEHDİ (A.S.)) ONLARIN ARASINDA DOLAŞIR, PAZARLARINDA GEZER, ONLARIN BASTIĞI YERLERDEN GEÇER. AMA ONLAR ONU (HZ. MEHDİ (A.S)'Yİ) TANIMAZLAR TA Kİ SONUNDA ALLAH KENDİSİNİ ONLARA TANITMASI İÇİN TIPKI YUSUF'A İZİN VERDİĞİ GİBİ ONA İZİN VERİR. O ZAMAN ONA KARDEŞLERİ DEMİŞTİ Kİ: "DOĞRUSU SEN YUSUF MUSUN?" DEDİ Kİ: "BEN YUSUF'UM."

Ayni hadisi şeyhimiz Kuleyni de nakleder. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .189)


AMA HÜCCET (HZ. MEHDİ (A.S.)) HALKI TANIR, HALK İSE ONU TANIYAMAZ. TIPKI YUSUF GİBİ. YUSUF HALKI TANIDIĞI HALDE ONLAR YUSUF'U İNKAR EDERLERDİ. Sonra Hz. Ali şu ayeti okudu: "Kullara yazıklar olsun, Resül onlara geldikçe onunla alay ediyorlardı." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)


O (HZ. MEHDİ (A.S.)) ALEMLERE RAHMETTİR. MUSA'NIN KEMALİ VE İSA'NIN DEĞERİ, EYYÜB'UN SABRI ONDADIR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 69-70)


YÜCE ALLAH TIPKI İSÂ BİN MERYEM VE YAHYÂ BİN ZEKERİYYA'YA KİTAP, NÜBÜVVET, İLİM VE HİKMET VERDİĞİ GİBİ, BU İMAMA ( HZ. MEHDİ (A.S.)'YE) KÜÇÜK YAŞTA İLİM VERMİŞTİR.

Bunun delili ise imamımız Cafer-i Sadık aleyhisselam'ın şu buyruğudur: O DÖRT PEYGAMBERE BEZER. ONLARDAN BİRİ DE İSA BİN MERYEM'DİR. ZİRA ONA KÜÇÜK YAŞTA HİKMET, NÜBÜVVET, KİTAP VE İLİM VERDİĞİ GİBİ ONA DA KÜÇÜK YAŞTA İLİM VERMİŞTİ... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 213)


... HZ. MEHDİ (A.S.), DAVUD (A.S.) VE ÂL-İ DAVUD HÜKMÜYLE HÜKMEDECEK VE KİMSEDEN ŞAHİT VE DELİL İSTEMEYECEK. (İrşad (Şeyh Müfid), s: 365-366)


Şeyh Müfid şöyle diyor: "Kâim-i Âl-i Muhammed (s.a.v.) (HZ. MEHDİ (A.S.)) KIYAM ETTIĞINDE AYNI HZ. DAVUD GİBİ, YANI BATIN HASEBIYLE (BATIN BILGISIYLE) HÜKMEDECEK, ŞAHİDE GEREK DUYMADAN HÜKMEDECEK. ALLAH HÜKMÜ O'NA İLHAM EDECEK VE O DA İLAHİ İLHAMA GÖRE HÜKMEDECEK. (İrşad (Şeyh Müfid), s: 365-366)


Abân bin Tağlib şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam ile birlikte Mekke'de bir mescitte idik. O, benim elimden tutarak şöyle buyurdu: "... Sonra bir münadiye emredecek ve o şöyle nida edecek: BU HZ. MEHDİ (A.S); SÜLEYMAN İLE DAVUD GİBİ HÜKÜM VERECEK. VERDİĞİ HÜKÜMDE DELİL VE ŞAHİT İSTEMEYECEK."

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 374)


İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi's-selâm şöyle buyurmuştur: "BİZİM KAİM'İMİZ (HZ. MEHDİ (A.S)) İLE ALLAH'IN RESULLERİ ARASINDA BİR TAKIM BENZERLİKLER VARDIR. NUH, İBRAHİM, MUSA, İSA, EYYUB VE MUHAMMED SALLÂ'LLÂHU ALEYHİ VE ALİH PEYGAMBERLERİN HER BİRİ İLE BİR BENZERLİĞİ VARDIR. NUH ile uzun ömürlü olmasında, İBRAHİM ile, doğumunun gizli olması (doğumunun evde olmasında) ve halktan uzak durmasında; MUSA ile, korku hali (Mehdi'ye yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak kurma, tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle iç içe olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek yaşamasında); İSA ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi (bir kısım insanların, 'Mehdi gelecek', bir kısımının da 'gelmeyecek' demesinde); EYYUB ile, beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde (Hz. Mehdi (a.s.)'ye de birçok zorluk, hastalık ve dert gelmesi; ancak aynı Hz. Eyüp gibi Allah'ın rahmetiyle hepsinden kurtulmasıyla); MUHAMMED sallâ'llâhu aleyhi ve alih ile de kılıçla kıyam etmesinde (Peygamberimiz (sav)'in kutsal emanetleri olan mübarek sancağı, kılıcı ve hırkasının, Mehdi'nin yanında olmasıyla), benzerliği vardır." (Kemal'ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)


İmam Cafer-i Sadık  şöyle buyurdu:
... İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)), ADEM'İN HATIRASIDIR VE NUH'UN NESLİNİN SEÇKİNİDİR VE AL-İ İBRAHİM'İN SAFİ'SİDİR (ARI, DURU, PAK, TEMİZ OLANIDIR), İSMAİL'İN SÜLALESİNDENDİR VE MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VESSELLEMİN İTRETİNİN (ZÜRRİYETİNİN) EN SEÇKİNLERİDİR. O sürekli olarak Allah'ın koruması ile korunur, Allah imamı, melekleri ile korur. Gecenin karanlıkları ve fasıkların fitneleri ondan bertaraftır. Kötü iftiralar ondan uzaktır, hastalıklardan beridir, afetlerden korunmuştur, hatalara karşı masumdur, bütün kötülüklerden mahfuzdur. Hayatının ilk yıllarında cömertlik ve iyilikle maruftur, ömrünün sonlarında ise şeref, ilim ve fazilete mensuptur.

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 264-265)


 

 
 

ANA SAYFA - SİTE HARİTASI

Yazar Hakkında - Diğer Siteler

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz. www.hazretimehdi.com

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ