www.hazretimehdi.com
ana sayfa- site haritası
 
 

 

AHİR ZAMAN ŞAHISLARI
(Hz.İsa, Hz.Mehdi (a.s.), Deccal)

SONUÇ:
HZ. İSA VE HZ. MEHDİ (A.S) DÖNEMİNDE
YAŞANACAK OLAN ALTINÇAĞ

Peygamberimiz (sav)'den aktarılan pek çok hadiste Hz. İsa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin, Deccal'in fikir sistemini ortadan kaldırmalarının ardından Allah'ın izniyle yeryüzünde İslam ahlakının hakim olacağı kutlu bir dönemin yaşanacağı bildirilmektedir. Hadislerdeki bilgilere göre, "Altınçağ" adıyla anılan bu dönem yarım yüzyıldan fazla sürecek ve Peygamberimiz (sav)'in döneminde yaşanan "Asr-ı Saadet" benzeri bir devir olacaktır. Bu devreye "Altınçağ" ismi verilmiş olmasının sebebi ise Peygamberimiz (sav)'in, bu devri cennet benzeri özelliklerle tasvir etmiş olmasıdır. Allah'ın izniyle bu dönemde insanların huzur ve güven içinde yaşayabilmeleri için gereken her türlü şart mevcut olacaktır. Ahir zamanın ilk dönemlerinde yaşanan her türlü bozulma, kargaşa ve sıkıntı ortadan kalkacak, birbiri ardınca süregelen büyük felaketler, savaşlar, acılar son bulacaktır. Allah'ı inkar eden birtakım felsefi sistemlerin neden olduğu dejenerasyon, manevi boşluk ve ahlaki bozulma yerini tüm inanan insanların asırlardır özlemini duydukları, Kuran ahlakının hakim olacağı kutlu bir döneme bırakacaktır. Rabbimiz tüm insanları ahir zamanın büyük karmaşasından kurtaracak ve bolluğun, bereketin ve adaletin yaşanacağı bir nimete kavuşturacaktır.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)döneminde yaşanacak olan Altınçağ'daki nimetlerin eşsizliği çok detaylı olarak anlatılmaktadır. Hadislere göre Altınçağ, ürünlerde ve mallarda çok büyük bolluk ve bereketin yaşandığı bir dönem olacak, bu devirde çok büyük bir zenginlik ve refah yaşanacaktır. İhtiyacı olana istediğinden kat kat daha fazlası verilecek, hiçbir şey sayılıp ölçülmeyecek, en ufak bir sıkıntı, yokluk ve açlık yaşanmayacaktır. Yeryüzündeki tüm zenginlikler ortaya çıkacak, topraktan her zamankinden çok daha fazla ürün elde edilecektir. Altınçağ'da yaşanacak olan bu bolluk ve bereketi müjdeleyen hadislerden bazıları şöyledir:

Ebu Naim, Said'den tahric etti, O dedi, Peygamber (sav) buyurdu:

Ümmetim arasında Hz. Mehdi (a.s.) gelecektir. Ömrü, kısa olursa yedi, yoksa sekiz, yoksa dokuz sene. Ümmetim Onun zamanında iyi ve kötünün benzeri ile nimetlenmediği bir nimetle nimetlenecek, sema üzerlerine bol yağmur yağdıracak, arz nebatından hiçbir şey saklamayacaktır. 156

İbni Ebi Şeybe, Musannef isimli kitabında Ebu Said-il Hudri'den tahric etti, O dedi, Resulullah (sav) buyurdu:

Benim ümmetimden Hz. Mehdi (a.s.) gelecektir. Eğer ömrü uzasa da kısalsa da, yedi, sekiz yıl veya dokuz yıl, mülk sürecektir. Ve daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracaktır. Sema yağmuru indirecek, yer bereketini çıkaracak, daha önce görülmemiş bir biçimde ümmetim O'nun zamanında rahat edecektir. 157

...Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.158

... Arz, içerisinde gizlediği bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten sütunlar halinde dışarı atacak.159

"İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacak... İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir... Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek."160

Altınçağ'da ayrıca, toplumda hüküm süren ahlaki bozulma ve adaletsizlik de ortadan kalkacaktır. Alabildiğine artmış olan hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, ihtiyaç içinde olanın gözetilmemesi, sadece çok küçük bir zümrenin bolluk içinde yaşaması gibi adaletsizlikler son bulacaktır. Kuran ahlakının hakim olduğu bu dönemde toplumun her kesimindeki insanlar arasında çok büyük bir eşitlik yaşanacak, huzur ve güven dolu bir ortam olacaktır. Yaşanan bu adalet dolu ortamın bir sonucu olarak insanlar hiçbir sahtekarlığa, kötülüğe ve haram fiillere de yanaşmayacaklardır. Ahir zamanda yaşanacak olan bu adalet dolu ortam hadislerde şöyle anlatılmaktadır:

Rayvani, Müsned isimli eserinde ve Ebu Naim Huzeyfe'den tahric etti, Resulullah (sav) buyurdu:

Hz. Mehdi (a.s.)... Evvelce zulümle dolu olan yeryüzünü adaletle dolduracaktır. O'nun hilafeti döneminde yer ve gök ehli, havadaki kuşlar bile Ondan razı olacaklardır.161

Naim b. Hammad, Ebu Said-il Hudri'den tahric etti, O dedi, Peygamber (sav) buyurdu:

Ümmet bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi Hz. Mehdi (a.s.)'ye sığınırlar. O daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle doldurur, insanlar Asr-ı Saadet dönemine adeta geri döner, uykuda olan uyandırılmaz ve bir damla bile kan akıtılmaz. 162

... Yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur.163

Yeryüzü, zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.164

... Dünya adalet ve hakların yerini bulması ile dolar...165

Adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir... Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, hacca gidecektir.166

Malı, eşit bir şekilde insanlara dağıtacaktır. Onun adaleti her yeri kaplayacak. Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır... Hz. Mehdi (a.s.)'nin zamanında, adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir... Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, hacca gidecektir.167

Hadislerde verilen bu bilgilere göre, her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, maddi manevi her türlü imkanın insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan kat kat fazlasıyla verilmesi bu devrin belli başlı özelliklerinden olacaktır. Hadislerde ayrıca bu dönemde "silahların susacağı"nın bildirilmesi, bu devirde yeryüzünün barışla dolacağının bir müjdesidir. Altınçağ'da, önceden aralarında husumet olan halklar arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanacak, her türlü kavganın yerini barış, dostluk ve sevgi alacaktır.

Tüm insanların çok büyük bir huzur, güven ve konfor içinde yaşayacakları bu ortamın en önemli sebeplerinden biri ise Müslümanların güzel ahlakı olacaktır. Zira Altınçağ'ın en önemli özelliği, insanların Kuran'a bağlı ve Kuran ahlakının eksiksiz olarak yaşandığı bir dönem olmasıdır. İnsanlar Allah'tan korktukları ve ahirette tüm yapıp ettiklerinden sorguya çekileceklerinin bilincinde oldukları için bencillik, kin, öfke, haset gibi kötü ahlak özelliklerinden, yolsuzluktan, haksız kazanç elde etmekten, yalan söylemekten, insanların canına kast etmekten, rüşvet almaktan titizlikle sakınacaklardır. Bunların yerine insanlar arasında dürüstlük, yardımseverlik, fedakarlık, başkalarının iyiliğini, sağlığını, rahatını, güvenliğini düşünmek, sevgi, saygı, merhamet, vefa, sadakat gibi güzel ahlak özellikleri hakim olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Altınçağ'da yaşanacak olan bu ahlak güzelliği şöyle ifade edilmiştir:

Tabarani, Evsad'da Amr. B. Ali tariki ile Hz. Ali b. Ebi Talib'den tahric etti:

... Cenab-ı Hak İslamı nasıl Bizimle başlatmışsa Onunla sona erdirecektir. Nasıl, bizimle onlar aralarındaki şirk ve adavetten (husumet ve düşmanlıktan) kurtulmuş ve kalplerine ülfet (dostluk) ve muhabbet (sevgi) yerleşmişse, (Onun gelişi ile) yine öyle olacaktır.168

... İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır." 169

Tüm bunların yanı sıra, teknolojik gelişmeler ahir zamanın bu devresinde doruğa ulaşacak, insanlar teknolojinin bütün nimetlerinden alabildiğine faydalanacaklardır. Tıpta, tarımda, iletişimde, sanayi teknolojisinde, ulaşımda çok büyük gelişmeler yaşanacaktır.

Altınçağ'da hayatın her alanına hakim olan bolluk, zenginlik, güzellik ve ilerleme, sanat alanına da yansıyacaktır. Sanatta çok büyük ilerlemeler kaydedilecek, müzikte, resimde ve diğer tüm alanlarda birbirinden güzel eserler ortaya çıkacak, Allah'a olan imanın insanlara verdiği geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarına öncülük edecektir. Bu dönemde insanlar hep güzellikle karşılaşacak, ahlakları gibi, yaşadıkları yerler, bahçeleri, evlerinin dekorasyonu, kıyafetleri, dinledikleri müzik, eğlence şekilleri, tiyatroları, resimleri, sohbetleri de güzelleşecektir.

İnsanlar Altınçağ'da hayatlarından o kadar memnun olacaklardır ki; bir hadiste ifade edildiğine göre "zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını"170 isteyeceklerdir. Peygamberimiz (sav)'in diğer hadislerinde ise tüm insanların Hz. Mehdi (a.s.)dönemindeki Altınçağ'da yaşamayı isteyecekleri bildirilmiştir:

... Küçükler keşke ben büyük olsaydım, büyükler de keşke ben küçük olsaydım diye temenni ederler..." 171

Naim, Tavus'tan tahric etti, dedi ki:

Ben Hz. Mehdi (a.s.)'ye yetişene kadar ölmeyeyim istedim. Zira Onun döneminde iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır. 172

Naim b. Hammad, İbni Abbas'dan tahric etti ki:

Hz. Mehdi (a.s.)Bizim Ehli Beyt'ten bir gençtir. İhtiyarlarımız Ona yetişemeyecek, gençlerimiz ise Onu ümid edeceklerdir. 173

Nitekim Peygamberimiz (sav) de hadislerinde, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan olan Hz. Mehdi (a.s.)'ye "kar üzerinde sürünerek de olsa gelerek uymalarını" bildirerek onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret etmiştir:

İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes'ud'dan tahric ettiler. O dedi ki:

... O (Hz. Mehdi (a.s.)) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden Ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, Ona katılsın. Zira O Hz. Mehdi (a.s.)'dir.174

İnsanlar, Allah'ın Kuran'da inanan kullarına müjdelediği güzelliklerin hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir. Allah ayetlerinde iman eden müminleri dünyada da güzel bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:

Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın Katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)

Kuran'da Allah'ın emirlerine uygun olarak yaşanan ortamların bir nevi "barış yurdu"na dönüşeceğine dikkat çekilmiştir. Ve bu ahlaktaki insanların hem dünyada daha fazla güzellikle karşılaşacakları, hem de ahirette sonsuz bir cennet hayatıyla ödüllendirilecekleri müjdelenmiştir:

Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. (Yunus Suresi, 25-26)

Dipnotlar:

156 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 9
157 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 9
158 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 45
159 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 464
160 Kıyamet Alametleri, s. 164 / El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24
161 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24
162 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11
163 Süneni-i Ebu Davut, 5/93
164 Kıyamet Alametleri, s. 163
165 Mektubat-ı Rabbani, 1/251
166 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23
167 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23
168 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 20
169 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17
170 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17
171 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17
172 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17
173 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23
174 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14

 
 

ANA SAYFA - SİTE HARİTASI

Yazar Hakkında - Diğer Siteler

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz. www.hazretimehdi.com

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ