www.hazretimehdi.com
ana sayfa- site haritası
 
 

 

AHİR ZAMAN ŞAHISLARI
(Hz.İsa, Hz.Mehdi (a.s.), Deccal)

GEÇMİŞTE GÖNDERİLEN PEYGAMBERLER DE TOPLUMLARI TARAFINDAN TANINMAMIŞLARDIR

Geçmiş dönemlerde gönderilen peygamberler ve elçiler de çoğunlukla kavimleri tarafından tanınmamış ve yalanlanmışlardır. Örneğin, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in, tüm insanlığın hidayeti için gönderilmiş kutlu bir elçi olduğu -peygamberliğinin ilk dönemlerinde- insanların büyük bir kısmı tarafından inkar edilmiştir. Özellikle Yahudi ve Hristiyanların çoğunluğu, sahip oldukları pek çok bilgiye rağmen Hz. Muhammed (sav)'in peygamberliğini kabul etmemişlerdir. Peygamberimiz (sav)'in, kendisinden önce indirilmiş olan kitapları doğrulayan, insanların içine düştükleri ihtilafları ortadan kaldıran bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderilmiş olmasının yüzlerce delili olmasına rağmen, bu insanlar Hz. Muhammed (sav)'e tabi olmamışlardır. Oysa Kuran'dan önce vahyedilmiş kitaplarda, bu peygamberlerden sonra bir elçi geleceği haber verilmiş, bu elçi geldiğinde insanların ona uymaları gerektiği bildirilmiştir. Kuran'da bu gerçek şu şekilde yer alır:

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar... (Araf Suresi, 157)

Bir başka ayette ise önceden kitap verilmiş olanların yani Yahudi ve Hristiyanların, Peygamberimiz (sav)'i yakından tanıdıkları, onun hak peygamber olduğunu bildikleri halde gerçeği sakladıkları haber verilmiştir:

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)

Bir başka ayette de, söz konusu insanların aslında Kuran-ı Kerim'in hak kitap olduğunu da bildikleri haber verilmiştir:

Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitab'ı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (Enam Suresi, 114)

Bununla birlikte Yahudi ve Hristiyanlar içinden vicdan sahibi samimi müminler, Peygamberimiz (sav) geldiğinde hemen hakkı tanımış ve ona tabi olmuşlardır. Ayetlerde şöyle buyurulur:

... Onlardan, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Hristiyanlarız" diyenleri bulursun. Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir. Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz. Hem Rabbimiz'in bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize Hak'tan gelene inanmayalım?" (Maide Suresi, 82-84)

Tüm bunlara rağmen, Yahudi ve Hristiyanların bir kısmı Peygamberimiz (sav)'in son hak peygamber, Kuran'ın da hak kitap olduğuna inanmamışlar, gördükleri tüm alametlere ve delillere rağmen Peygamberimiz (sav)'e itaat etmemişlerdir. Ayrıca Hz. İbrahim gibi birçok peygamberin kavimleri tarafından (Ankebut Suresi, 16-25) tanınmadıkları Kuran ayetlerinde bildirilmektedir. Hz. Yusuf'un ise kardeşleri tarafından tanınmadığı, "... onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı." (Yusuf Suresi, 58) ayetiyle haber verilmiştir. Benzer bir şekilde, Hz. İsa ve Hz. Mehdi (a.s.)geldiğinde de, insanların bir kısmı tüm delilleri görmelerine rağmen kişisel çıkar kaygılarıyla bu mübarek şahısları tanımazlıktan gelecek ve insanlardan gerçekleri saklayacak olabilirler.

 
 

ANA SAYFA - SİTE HARİTASI

Yazar Hakkında - Diğer Siteler

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz. www.hazretimehdi.com

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ